3.2.2. AĞAÇLARIN KORUNMASI
Ağaç korunması kuvvetli ve sağlıklı ağaçlar yetiştirmek suretiyle yapılır. Kabuk böcekleri için üreme yiyimi yapılan yerler veya hastalıklara sebep olan organizmalar için giriş yerleri olarak kullanılabilen odun kısmı, periyodik budamalarla uzaklaştırılır. Budamalar aynı zamanda rüzgâr veya buz kırmalarına uğrayan ve böylece de tehlikeli yaralara sebep olabilen dalların uzaklaştırılmasını sağlamış olur. Bununla beraber karaağaçları böceğin erginlerinin çıkış devresi olan Nisan ve Ekim arasında budamak doğru olmaz. Budanacak dallar, odunda hastalıktan dolayı meydana gelen renk değişmesinin görülebildiği noktanın en az bir metre aşağısına kadar kesilmelidir (Sümer, 1984).
Zararlılarla mücadele ilaçları ile muamele etme, sulama ve gübreleme; ağacı kuvvetli tutma ve ıslah etme bakımından önemlidir. Mücadele ilaçlarına böcekler ve ağacı zayıf düşüren hastalıkların kontrolü için ihtiyaç duyulabilir. Park ve çimenlik sahalarda iyi toprak şartlarında yetişen araçlar sık gübreleme istemezler. Bununla beraber, kökleri kaldırım altında kalarak dar bir çimenlik şeridinde yetiştirilen cadde ağaçları, normal gelişmelerini sürdürmek ve kuvvetlerini korumak için daha fazla gübre ihtiyacındadırlar.
Ağaçlar sık ve şiddetli şekilde, motorlu vasıta vs. çarpması sonucu oluşan mekanik yaralanmalardan korunmalıdır. Kabuğu soyulmamış karaağaç tomrukları hiçbir surette canlı ağaçların yakınında bırakılmamalıdır. Bütün kesim ve budamalar kabuk böceği erginlerinin çıktığı Nisan ayından önce bitirilmelidir.
Hastalıkla etkilenmediği taktirde karaağaç kerestesinin değeri yüksek olduğundan bunun satışıyla elde edilecek kazanç bütün mücadele masraflarını fazlasıyla karşılayabilir.
Kabuk böcekleri, yakınlarında bulunan karaağaç materyali üzerinde üreme yiyimi ve beslenme yiyimi yapma eğiliminde olmalarına rağmen, birkaç kilometre uzağa da gidebilirler. Belediye yetkililerine, süsleme maksadıyla cadde ve parklarda yetiştirilen karaağaçlardan ölenlerin hemen çıkarılması ve ölü dalların budanması önerilir. Çünkü şehir ve kasabalarda uzaktan gelen hastalığa yakalanma şansı, kırlık yörelerdekinden daha azdır.
3.2.2.1. İlaç Püskürtmek Yoluyla Gerçekleştirilen Kontrol
Son elli yılı askın zamandan beri Avrupa ve Amerika'da hastalık için bir kimyasal kontrol yolu bulmak maksadıyla çok sayıda çalışma yapılmıştır. Böceklerin beslenme yiyimini önlemek için ağaçlara püskürtülebilen insektisid'ler ağaç kökleri civarında yere sıvı halde dökülebilen veya gövde içerisine şırınga edilebilen sistematik fungisid ve insektisid'ler üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Bunlar arasında, ağaçlara püskürtülebilen insektisid'ler üzerinde dikkatler yoğunlaşmıştır. Ağaç üzerinde uzun zaman kalabilen ve çevre şartlarından bozulmayan, insan ve faydalı canlılara zarar vermeyen, çevre kirlenmesine sebep olmayan bir madde bulunmayışı, bu yaklaşımı kesintiye uğratmıştır. Örneğin 30 sene kadar öncesinin en tesirli ilâcı DDT insan ve hayvanlara zararlı olduğundan bugün bırakılmıştır. Bu konudaki çalışmalar devam etmektedir (Sümer, 1984).
3.2.2.1.1. Karaağaçlara İnsektisit Püskürtülmesi
Karaağaçların hastalıktan dolayı fazla telef olmaları karşısında ilâçla mücadelenin gerekli olduğu anlaşılmış, şimdilik en uygun ilâcın da Methoxychlor (ticari ismi Marlate'dir) olduğu sonucuna varılmıştır (Sümer, 1984).
Püskürtme maddeleri ağaçlara, ya hidrolik püskürtücüler ya da ilâcı sis halinde üfleyen makineler kullanılarak uygulanabilir. İnc kareye[1] 600 pound[2] kadar basınçla dakikada 60 galon 'luk[3] bir çıkışa sahip olan hidrolik pülverizatörler en iyi neticeyi vermiştir. Sis üfleyen makineler, dakikada en azından l galon püskürtme maddesi çıkışlı olmalıdır.
Ağaçların yapraklı olduğu zamanlarda ilâç püskürtüldüğü taktirde ağaç kabuğunun ilâçla örtülmesi tam gerçekleşmez. Bu sebeple ilâç uygulaması ilkbaharda tomurcuklar patlamadan ve çiçekler görülmeden hemen önce, sonbaharda ise yapraklar döküldükten sonra yapılmalıdır. Bu şekildeki tatbikat için %25'lik methoxychlor ec'dan[4] 8 kısım alınır, 100 kısma tamamlanmak üzere su ile karıştırılır, bu karışım hidrolik püskürtücüler için uygundur. Sis üfleyen makinelerde kullanılacak karışım da yine %25'lik methoxychlor ec’un 5 kısmına 10 kısma tamamlanmak üzere su ilave edilerek hazırlanır. Bunlara benzer kullanma talimatları methoxychlor ambalaj kutularında yazılıdır (Sümer, 1984).
Hidrolik püskürtme ekipmanı kullanıldığı zaman, hiçbir ilâçsız kısım kalmamak., şartıyla kabuk yüzeyini ıslatmak için yeterli oranda püskürtme ilâcı kullanılmalıdır, fakat kabuğun üzerinden akma olmamalıdır. Bunu sağlamak için meselâ 15 m. boyunda bir karaağaca 20-30 galon ilâç gereklidir. Sis atan makineler kullanıldığı taktirde, ilâç kalıntısı öyle çabuk kurur ki kabuk yüzeyinden aşağı akma meydana gelmez (Sümer, 1984).
Kabuk böceği beslenme ve üreme yiyiminin önüne geçmek için ilâcın kabuk yüzünü tam kaplaması önemlidir, yani bunun için dikkat edilmelidir. İlâçla kabuğun iyice örtülmesinin sağlanması iki işçi çalıştırılarak kolaylaştırılabilir. işçilerden biri püskürtme yaparken diğeri belli uzaklıkta durarak ilâçsız kalan kabuk kısımlarını ona işaret eder. Methoxychlor gibi emülsiyon tipinde püskürtme maddeleri, bir saat içinde yağmur yağmadığı taktirde, çok çabuk kurur.
İlkbaharda Scolytus sp. böcekleri aktif hâle geçmeden evvel karaağaçlar ilaçlanmalıdır. Püskürtme işi rüzgârsız, yağmursuz ve sıcaklığın donma noktasının üstünde olduğu günlerde yapılır. Rüzgarlı günlerde ilaçlama yapılırsa, methoxychlor, balık üretme göleti, dere, tarla, otlak ve çayırlıklara taşınabilir. Arıların ve tozlaşmaya hizmet eden böceklerin çiçeklere koyduğu periyotta bu ilaç kullanılmaz. Methoxychlor'un zehirli etkileri vardır. Bu bakımdan, ilaç ambalajları açılmadan önce üzerinde yazılı olan talimat mutlaka okunur. Talimatta belirtilen miktar ve zamanlarda kullanılır. Kullanılmadığı zaman orijinal kutusunda ve kilit altında saklanır. Besinlerin taşındığı araçlarda asla tanınmamalıdır. Püskürtme yapılırken, ilâcın yerde göllenmesinden kaçınılır. Çünkü kuş ve hayvanlar bundan içebilir. Püskürtme işi sırasında insan ve hayvanlar uzaklaştırılır. Lastik eldiveni ve yağmurluk giyilir. Püskürtme maddesi teneffüs edilmez, ilaçlamadan hemen sonra, yemek yemeden ve sigara içilmeden önce el, yüz ve elbiseler sabunlu su ile yıkanır. Alet de yıkanır, içinde artan cadde akarsulara yakın yerlere dökülmez (Sümer, 1984).
Methoxychlor kaza ile insan vücuduna dökülürse kirlenen elbise derhal çıkarılır ve deri sabunlu su ile yıkanır. ilaçlamadan sonra baş ağrısı ve bulanık görme gibi rahatsızlıklar olursa doktora müracaat edilmelidir (Sümer,1984).
3.2.2.1.2. Karaağaç Tomruklarına İnsektisit Uygulaması
Kabuğun yakılması bir alternatif olmasına rağmen, zaman zaman arazideki istif yerleri ve kereste depolarında, karaağaç tomruklarında böcek kolonizasyonlarının önüne geçmek veya önceden kölenize olmuş tomruklardan böceklerin ergin halde çıkışına engel olmak amacıyla insektisid püskürtmesi uygulanır. Bu amaç için, bir benzenhegzaklorür (C6H12Cl6) olan % 25'lik gamma BHC (Ticari adı Strykol BHC veya Lindane'dir), parafin veya başka bir hafif yağ da emilsiyon haline getirilerek kullanılır. Püskürtme yüksek güçlü bir aletle yapılır, elle çalışan püskürtücüler ancak az miktarda tomruk ilaçlamak için uygundur (Sümer,1984). Püskürtme Mart ve Nisan 'da kabuk kuru olduğu zaman yapılır, çok soğuk havalardan kaçınılır, istif sahasının her metrekaresine bir litre ilaç hesap edilerek, bunun l/-2/3 kısmı tomrukların arasına ve kesit yüzeylerine, kalanı da istifin dışa gelen kısmına püskürtülür (Sümer,1984).
[1] l inç kare : 6,4516 santimetre kare
[2] l pound : 0,4-536 kilogram
[3] 1 galon : 4,5461 litre
[4] emülsiyonlaştırma kabiliyetindeki konsantrasyon